Blog Listem

22 Şubat 2018 Perşembe

UÇAN TABUT



" Dünyada anlam arayışının sonu gelmez.
Hiçbir şeyin anlamı olmak zorunda değildir ve herşeyin bir anlamı vardır .
Bu, neredeyse zıt iki önermenin aynı anda doğru olabileceği zemine ise, "dünya "denir.
Bence öyledir. "

Sosyal medya olmasaydı bu kitaptan belki de hiç haberim olmayacaktı.

Kitap biter bitmez yazarın başka kitapları var mı diye araştırdım; meğer bir  ilk kitapmış.

Yeni yazarlar tanımayı ve onların ilk kitaplarını okumayı seviyorum. 
Uçan Tabut da öyle.
Adı insanı tedirgin etse de konu güzel. 

Bora'nın sevgilisi Selin'e yazdığı ilk ve son mektubu ile başlıyor kitap.  Çünkü Bora bu mektubu yazdıktan sonra hayatına son veriyor ve Bora 'nın cenazesi Newyork 'dan Türkiye'ye yola çıkıyor.

Kitap kesinlikle karamsar bir intihar romanı değil.

İlerleyen sayfalarda Bora 'nın hayatına bir biçimde girmiş insanların öykülerini okuyoruz.
144 sayfalık bir kısa romana  altı kişinin hayat öyküsünü ustaca sığdırmyı başarmış yazar.

Sözün özü; iyi ki okudum. Merak edenlere tavsiye ederim.
Şimdi sırada onunmayı bekleyen yeni kitaplar var .


28 Ocak 2018 Pazar

SEVGİLİ



İnci Aral seksenli yılların sonlarında tanıdığım ve kalemini her daim sevdiğim yazarlardandır.

Ağda Zamanı ve  Kıran Resimleri kitaplarında anlattığı öyküleriyle dikkatimi çekmişti ilk önce. 

Ağda Zamanı kadının toplumdaki yerini sorgularken,  Kıran Resimleri Kahramanmaraş Olayları'nı anlatan öyküleriyle Kitaplığımın baş köşesine oturmuştu o dönemler.

Ardından doksanlı yıllarda benim için  unutulmaz  romanı Ölü Erkek Kuşlar ile yeniden girdi hayatıma ve bir daha da hiç çıkmadı .

Sevgili, yazarın son romanı.

Ünlü oyuncu Yavuz Günay ve eşi Nilüfer 'in müthiş aşkını anlatıyor.

Nilüfer çok zengin bir ailenin  kolejli kızı .

Yolu bir gün sinema oyuncusu Yavuz Günay ile kesişiyor ve aralarında müthiş bir aşk doğuyor.
Bu öyle bir aşk ki; Nilüfer ailesini hiç düşünmeden  karşısına alarak,   Yavuz Günay'la  evlenip bambaşka bir hayatın kapısından içeri giriyor.

****
Roman, kurgusunu
Yılmaz Güney - Fatoş Güney'in hikayesinden ve büyük aşklarından alıyor.

Fikrimi söylemem gerekirse romanı çok beğendim.
İnci Aral her zamanki güçlü kalemi ile yazmış.
Kitabı okurken  Yılmaz Güney hakkında çok fazla şey bilmediğimi fark ettim.  Arada kitabı bırakıp internetten aklıma takılanları araştırdım.
Biz altmışlı yılların sonlarına doğru doğanlar bazı konularda  biraz eksik kaldık galiba.  Aynı duyguyu yazarın Kıran Resimleri 'ni okuduğum zaman da hissetmiştim.  Hatta Sevgili 'nin üzerine Kıran Resimleri 'ni de bir kere daha okumak istedim.
Sevgili'yi okumadı iseniz hele benim gibi çirkin  kralın yaşadıklarına tanıklık etmedi iseniz okuyun derim. 
Çünkü hem sıradan olmayan bir aşk hikayesine tanık olacak, hem de  bir dönem romanı
okuyacaksınız...


15 Ocak 2018 Pazartesi

BEYAZ ZAMBAKLAR ÜLKESİNDE



Nicedir aklımda olan bir kitaptı.
Kitaplığımda olan ama okuma sırası gelemeyen kitaplardan.

Beyaz Zambaklar Ülkesi Finlandiya 'yı ve Finlandiya 'nın kurtuluşunun hikayesini anlatıyor.

Uzun yıllar Norveç himayesinde kalmış bu küçük kuzey ülkesi
güneşin ışıklarını esirgediği, öyle aman aman doğal güzelliği olmayan kuzey kutbunun bu minik ülkesi ilgimi çekti .

Kitabı yillar önce yazan Grigoriy Petrov aslında bir din adamı.

"Bir ülkenin kurtuluşu öncelikle ana dilinin benimsenmesi ile başlar "diyecek kadar gerçekçi.

Yıllar önce yazılan bu kitabın içindekiler  bugün halen yolumuza ışık tutabiliyor.

Atatürk'ün Beyaz Zambaklar Ülkesi 'ni  bir dönem okullarin müfredatlarında okutulmasını istemesi de çok önemli.

Bu kısa,  kolay okunan ama okura fazlasıyla değer katan kitabı çok sevdim.
Finlandiya 'ya olan ilgim ve  merakım arttı. 
Okumak isteyenlere önerim olsun. 

Kendime blognot : Finlandiya yı da ölmeden önce görülecek ülkeler listesine ekle ... ☺


1 Ocak 2018 Pazartesi

KIRMIZI PELERİNLİ KENT



Benim kendimce bir yeni yıl geleneğim vardır .
Yeni yıla nasıl girersem bütün bir yıl  öyle geçer diye alıştırmışım kendimi.
O yüzden  yeni yıla neşeli girmeye özen gösteririm. 
Bir de en çok sevdiğim şeyleri yaparak karşılarım gelen yılı.
Bu yıl da öyle yaptım.
Yeni yılın ilk saatlerinde önce yeni başladığım örgümü ördüm ki  örgü en büyük hobim oldu iki yıldır  dilerim 2018 de aynı hızla örmeye devam ederim.
Neyse yazımın konusu tabii ki okuduğum kitabım.

Her yıl yeni yıla girdikten sonra  uzun bir süre  kitabımı okurum. 
Çünkü beni tanıyanlar bilir; okumazsam nefes alamam.

Yeni yılın ilk kitabı 2017'nin son haftası başlayıp bitiremedigim "Kırmızı Pelerinli  Kent" oldu.
Bu yıl da bu geleneği bozmayarak  neredeyse sabah olana kadar kitabımı okudum.

Aslı Erdoğan kalemini çok sevdiğim bir yazar. Onun kalemi ile yıllar önce Kabuk Adam adlı şahane romanı sayesinde tanismistim.  Kırmızı Pelerinli Kent de epeydir sırasını bekliyordu.

Brezilya 'da Rio de Jenerio 'nun karanlık sokaklarında geçen bu şahane romana bayıldım.  Roman kahramanı Özgür sayesinde Brezilya 'ya gitmiş kadar oldum.
Sabaha kadar okuyup bitirdigim bu romanı önemle tavsiye ederim.
Yeni yılda da çok çok güzel kitaplar okuyalım.


10 Kasım 2017 Cuma

MUTFAĞIN HATIRA DEFTERİ

"Mutfağında  yemek pişen ev yaşayan evdir.  " derdi anneannem. 
Haklı olduğunu yıllar sonra anladım. 

Hayat çok tuhaf bir döngü aslında.  Çocukluğumuzda hayatımıza dokunan insanları anladığımızda onlar çoktan bu dünyadan gitmiş oluyorlar.

Mutfağın hatıra defteri'ni  bu yüzden çok sevdim. 

Kısacık ve sıcacık kitaptaki küçük kızda kendimden ve çocukluğumdan öyle çok şey buldum ki;  kitap bittiğinde küçük kızla vedalaşmam hiç de kolay olmadı .

Bu arada bir şey itiraf etmeliyim; biz bloggerlar aslında küçük kızın hikayelerine çok aşinayız.

O içinden Ankara geçen güzel  hikayeleri, mahalle komşularını, küçük kızın annesi, babası, anneannesi, kızkardeşi ve hatta dayısı ile ilgili anıları blog sayfalarında okurken kelimeler arasında  kendimizi bulmuşluğumuz çoktur. 

Sevgili Nurşen yani bizim Leylakdalımız, kalemine, emeğine güzel yüreğine sağlık.

Sen hep yaz. Kalemin hiç susmasın.  Yaş aldıkça anılarımız ayakta tutuyor bizi.  ❤❤


25 Eylül 2017 Pazartesi

YAZ KİTAPLARIM




Yaşım ilerledikçe okuma hızım azalıyor sanırım. 
Bu yaz, üç aya altı kitap sığdırmışım.

Okuguklarım içinde en  sevdiklerim KÜN ve JAPON SEVGİLİ oldu.
Allende 'ciğim büyülü gerçeklikten uzaklaşmış bu romanında ama ben o ne yazarsa okuyanlardan olduğum için çok beğendim.
Bu arada Can Yayınları 'nın eski kapak tasarımlarını özlüyorum. Romandaki Japon sevgili erkek, kitap kapağında Japon bir kadın ne alaka ise artık !!!!

Kün için Sezgin Kaymaz kitapları içinde beni en çok güldüren kitap oldu diyebilirim.Konya ağzı ile konuşan köpek Çeto bile tek başına okuttu kendini.

Maeve Binchy sağlığında değerini bilmediğim bir yazarmış. Dili çok akıcı . Bir Yunan adasında geçen bu romanı da tatilde okuttu kendini.

Enrico Macias sesine, gitarına ve  müziğine aşık olduğum bir sanatçıdır.   Yaşam öyküsünü okumak zaman zaman hüzünlendirse de keyifliydi. Senelerce aşk şarkısı sandığım  şarkılarının çoğu ayrılmak zorunda kaldığı Cezayir için yazılmış meğer.

Hayata Dön, 2. Sezonuna giren İstanbullu Gelin adlı dizinin uyarlandığı kitap. Dizi ile kitap birbirinden çok farklı ve bence kitap çok daha etkileyici ...Bir annenin çocuğunun hayatını nasıl yerle bir edebildiğinin  hikayesi. Yaşanmış olması ayrıca  dikkat çekici.

Murakami'nin Kedisi çok önemseyerek aldığım ama sadece o an için kendini okutan bana bir şey katmayan bir kitap oldu. Bir anlamda hayal kırıklığı yani.

Yaz kitaplarım bu kadar. Sonbahar kitaplarında buluşmak üzere ...

20 Haziran 2017 Salı

AŞK VE ACI FRIDA KAHLO ...

Bazı insanlar sıradan değildir .
FRIDA KAHLO da onlardan biri.

Resimle ilgim zaman zaman güzel sergileri gezmek ve tarihte iz bırakmış ressamların biyografilerini okumaktan öteye gitmedi. Zira bırak resim yapmayı cetvelle bile düzgün çizgi çizemeyen biriyim.

Aşk v e Acı bana oğlumun anneler günü hediyesi idi.
Trajik hayatını herzaman merak ettiğim bir ressam olmuştur FRIDA KAHLO.  Bu yüzden romanı bir solukta okudum ve bu şahane kadına bir kere daha hayran oldum.

Aşkı, acıyı, aldatılmayı ve hatta aldatmayı da sonuna kadar yaşamış  bir kadının hikayesi beni çok etkiledi.

Kitabın son sekiz sayfası Frida 'nın resimlerine ayrılmış.  Ressamın marjinal ve trajik yaşamını okuyunca resimleri de anlamak mümkün.

Özellikle biyografi okumayı sevenlere tavsiye edeceğim bir çalışma olmuş.

Blognot : Nisandan beri kitap bloguma yazmamışım . Fazla ara vermeden okuduğum kitapları paylaşacağım.